En Güzel 9 Avrupa Şehri…

 

1-) Amsterdam

 

Ah, ah özgürlükler şehri Amsterdam… Hollanda’nın eski evleriyle ünlü başkenti Amsterdam… Ne güzelsin sen Amsterdam… Burada şair, Amsterdam’ın o eğlenceli sokaklarından etkilenmiş ve hala etkisinden çıkamadığını beyan etmektedir. Evet gelelim konumuza, en güzel Avrupa şehri olarak ilk sıraya Amsterdam’ı koydum. Neden bilinmez? Sadece değişik bir tutkudur Amsterdam. İnsanın ömründe mutlaka görmesi gereken bir şehirdir. Uzun kalınması tavsiye edilmez. Her zaman canlılığını korur, hatta insanı bu canlılığın içerisine aniden sürekler. Özellikle yazları, karnavallar ile renkli ortamlara ev sahipliği yapar. Tükettirdiği yiyecekler ve insanlar üzerindeki baskısız haliyle Hollanda’nın hatta birçok ülkenin en özgür şehridir.

Bütün yollar, bütün kanallar hepsi birbirine benziyor ve insanın doğal olarak bir yeri bulması imkansızlaşıyor bu şehirde… Evlerin genel olarak zemin katlarında perdeler bulunmuyor ve mutfakları hep sokağa bakıyor. Yer bulmanın zor olduğu bu şehirde planlı programlı insanlarsanız mutlaka gitmeden önce rezervasyon yaptırmanızı öneririz.

Özellikle Paris’ten sonraki durağınız Amsterdam olacaksa, keyifli tatilinizin yanına bir de çok güzel bir gece yolculuğu eşlik etmektedir. Paris’in o Lonely in Paris havası o gece trene biner binmez kaybolmaktadır. Bütün insanlar tanıdık, herkes samimi gelmeye başlar.

Şehirdeki en yaygın ulaşım aracı hepimizinde bildiği gibi bisikletlerdir. Çevrede arabadan çok bisiklet trafiği yaşanmaktadır. Hatta bisiklet süren insanların her zaman bir geçiş hakkı vardır. Siz yayaların onlara yol vermesi gerekmektedir. Vermezseniz ne mi olur? Sizi ezebilirler! :)

Özgürlükler şehri Amsterdam’a mutlaka gitmenizi öneririz. Sitemiz Govego’dan Amsterdam’a uçak bileti bulabilceğiniz gibi konaklama paneli üzerinden rezervasyon da yaptırabilirsiniz.

 

 

2-) Roma

 

 

Görülmesi gereken şehirlerden biridir İtalya’nın başkenti Roma… Herşeyin sanki sihirli bir dokunuşla yapıldığını düşündüren bir kenttir kendisi. Şehir sanki bir açık müzesi gibi konumlandırılmıştır. Genelde 100 – 200 yıllık apartmantların evlerin bulunduğu Roma’da gezilmesi ve görülmesi gereken birçok yer bulunmaktadır.

Roma’da gezilecek yerler olarak en azından bir gününüzü mutlaka antik şehirlerlere ayırmanızı öneririz. Roma’da elinizi nereye atarsanız arkeolojik kalıntılara ve heykellere ulaşırsınız neredeyse o kadar bol, o kadar çoktur. Colesseum (Kolezyum) Roma’da mutlaka görülmesi gereken ihtişamlı bir yapıdır. Bu Kolezyum Gladyatörlerin dövüşmüş olduğu büyük bir arena, bir nevi amfi tiyatrodur. Şehrin ortasında yükselen görüntüsü ile Kolezyum’dan etkilenmemeniz neredeyse imkansızdır!

Bu masallar diyarından fırlamış Roma şehrinin ortalarında çeşmelerin bulunduğu bir sürü güzel kafeler bulunmaktadır. İmkanınız varsa, buralarda mutlaka dolaşıp şehrin tadını çıkartabilirsiniz.

Roma’da bir başka görmeniz gereken yapı ise Pantheon Roma tapınağıdır. 2000 yıllık bir tarihi olan Pantheon’un görülmesindeki sebep ise kubbesidir. Derinlik veren geometrik süslemeleriyle bu yapı Rönesans yapılarının öncüsü olma niteliğindedir.

Roma’da mutlaka ama mutlaka görmeniz gereken bir diğer yer ise tabii ki Aşk Çeşmesidir! Binbir dileğinizi söyleyip attığınız çeşmeden bir umut dilediğinizin kabul olmasını bekler durursunuz artık… :)

Bir diğer önemli ve gösterişli yapı olan Scalinata Delle Trinta Dei Monti (İspanyol Merdivenleri) merdivenlerin tepesinden sokaklara karşı keyifli bir seyir keyfi yaşayabilirsiniz.

 

3-) Viyana

viyana

 

Adeta sanatın şehri… Viyana, masallardan fırlamış bir şehir! Baloların, klasik müziğin, harika cafelerin, naturel parkların bahçelerin bulunduğu, sokak tiyatroları ile insanın içini ısıtan şehir Viyana…

Her bir köşesi ile insanı büyüleyen atmosferi, sokaklardan yükselen piyano sesleri, kahve kokuları ile Viyana mutlaka gidip görmeniz gereken bir şehirdir. Strauss, Mozart, Beethoven gibi müzisyenlere ev sahipliği yapmış olmasıda şehrin büyüleyici etkisini arttırmaktadır.

Bu şehre geldiğiniz zaman hayata bakış açınızı değiştirebilir, insanların birbirine olan saygısını, çevrede ve trafikde de görebilirsiniz. Mimarisi ile herkesi etkisine alan bu şehirde alışveriş yapılabilcek 2 sokak bulunmaktadır. İlki Mariahilferstrasse’dir. Bu sokak da boydan boya uzanmış mağazalar bulunmaktadır. Diğeri ise, Stephansplatz’dır.

Bu kentte kaybolmanız neredeyse imkansızdır! Her sokağın başında bulunan bir metro durakları vardır. Elinizdeki haritada gördüğünüz her yere metro ile gidebilirsiniz. Hatta bu metrolara biletsiz binebilirsiniz. Çünkü metrolarda bilet kontrolü gibi şeyler yoktur. Bu şehirde Tuna’ya karşı Melange içilmesini gönülden önerir. Keyifli tatiller dileriz.

 

 

4-) Barcelona

Barcelona-beach-Spain

 

Ooooooo…. Barcelonaa….. Barcelona adını duyduğumuz zaman ilk aklıma gelenler;

- Avrupa’nın en güzel şehri…

- Vicky Cristine Barcelona filmi tabii ki de!

- veee Barca! Messiilonaaa!

Nerede kalmıştık? Barcelona tam olarak şehir haritasını elinize aldığınız zaman kaybolmadan gezebilceğiniz bir şehirdir. Hem canlılığını sürdürebilen hem de sakinliğini koruyabilen kent olan Barcelona’da, bizim İstanbul’daki İstiklal Caddesi’nin en az 20 kat uzunluğunda olan ve hemen hemen aynı şeylere sahip olan bir La Rambla Caddesi bulunmaktadır.

Baktıkça hayran kalacağınız yanyana dizilmiş muhteşem güzellikteki apartmanlarından tutun, 12 şeritli yollarına kadar Barcelona’nun herşeyine hayran kalacaksınız. Yemyeşil parkları, Gaudi ile güzelleşen mimarisi ile insanı etkileyen bir sahil şehri olan Barcelona’da Picasso Müzesi’ni mutlaka ziyaret etmenizi öneririz.

Barcelona’da hediyelik eşya almayı düşünüyorsanız, ara sokaklarda bulunan küçük dükkanları tercih etmenizi öneririz. Hep pazarlık payınız olur hem de çok daha uygun fiyatlara ürünleri bulabilirsiniz.

Barcelona’da gidip görmeniz gereken bir diğer nokta ise Camp Nou Stadı’dır. Buraya gittiğiniz zaman anı ölümsüzleştirmeyi sakın unutmayın! Barcelona’ya gittiğiniz zaman sahillerin tadını çıkartmanızı, keyifli bir tatil geçirmenizi dileriz.

 

 

5-) Prag

prag-1

 

Turistik Avrupa şehirleri arasında en uygun şehirlerden birisidir. Şehir içi ulaşım metro ve tramvay ile kolaylıkla sağlanmaktadır. Prag için 3 4 günlük gezi planı size yetebilir. Prag’a geldiğiniz zaman Old Town Meydanını mutlaka görmenizi öneririz. Diğer bir adı Starometske Namesti olan bu meydanı görmemek İstanbul’a gelip Topkapı Sarayı’nı görmemek gibi birşeydir. Adının taşımış olduğu anlam gibi burası eski kent topraklarının meydanıdır. Daha sonrasında mutlaka görmenizi önerdiğimiz yer ise dışarıdan bakıldığı zaman dans eden bir çifti gözler önüne seren mimarisi ile Dancing Building’dir. Modern mimarisine hayran kalacağınız bu binaya Old Town Square’den yürüyerek ulaşabilmeniz mümkündür.

Prag adeta köprüler şehridir ve birçok köprüsü bulunmaktadır. Bunlardan biride Charles Bridge’dir. Bu köprünün üzerinde tamı tamına 30 heykel bulunmaktadır. Köprünün üzerindeki heykellerin fotoğraflarını çekebilir keyifli anlar yaşayabilirsiniz.

Prag devlet başkanlarının ofislerinin bulunduğu ve dünyada bulunmuş olan en büyük antik kalelerinden biri olan Prag Kalesini mutlaka ziyaret etmenizi öneririz.

Prag’a seyahat etmek aslında geçmişe bir kapı açmak gibi bir şey. Çevrede dolaşan at arabaları, geceleri ellerinde gaz lambalarıyla dolaşan insanlar, eski binalar, harikulade sokaklar hepsi harika hepsi görülmeye değer.

 

 

6-) Nice

8d389a526747c1b3b9240ca151a3b3c5

Fransa’nın en güzel şehirlerinden biridir Nice. Konumu olarak muhteşem bir yere sahip olan bu şehrin bir tarafında İtalya Monaco, diğer tarafında Cannes ve İspanya… Üstünüzde Paris, alt tarafı ise muhteşem bir deniz… Adeta herşeyin tam ortasındasınız!

Nice’i diğer Fransa kentlerinden ayıran en büyük özelliği ise turistik bir şehir olmasıdır. İnsanların hatta Fransızların bile canayakın samimi olduğu bu şehir de Akdeniz havasını bulabilmeniz mümkündür.

Nice’de bir eski Nice ve yeni Nice bulunmaktadır. Şehrin ilk kurulmuş olduğu yer eski Nice olarak adlandırılmaktadır. Restoranlar ile dolu dar sokaklar, sahiller yolları, sokak gösterileri ile Nice gezilmesi görülmesi gereken bir Avrupa şehridir.

 

 

7-) Londra

Londra-1

 

Birçok şehre göre farklılığını her zaman sürdürmüş olan Londra hem tarih kokar hem de modern çağa ayak sağlayan bir şehir olmuştur. Kartpostal edası olan sokaklarında yürürken kendizini açıkhava müzesinde hissedebilir, şehrin büyüsüne kendinizi kaptırabilirsiniz.

Londra’da gezerken etkileneceğiniz birçok şey bulabilirsiniz.British Museum, Tower Bridge, Big Ben, London Eye Londra’da gezip görmeniz gereken yerlerdir.

Bu şehrin en güzel özelliği ise insana kendisini dinleme fırsatı sunar. Dünyanın en güzel şehri olarak adlandırılan Londra sokaklarından milyonlarca insan geçmektedir. Tüm kalabalıklığına rağmen düzenli ve temiz bir şehirdir. Hatta yaşayan insanları tanımanın en güzel yanı ise, sokaktaki hayvanların sincapların, kuşların korkmadan yanınıza gelmesidir.

Londra’da bisiklet ile ulaşım sağlayan insanların sayısı oldukça fazladır. Şık giyinen takım elbiseli insanları bisiklet üzerinde görebilmeniz mümkündür. Şehir de ilgi alanınıza uygun her türlü etkinliği sağlayan ortamlar bulunmaktadır. Londra’ya geldiğiniz zaman mutlaka parklarında gezip pazarlarında alışveriş yapmanızı öneririz.

 

8-) Brugge

 

 

Avrupa’nın en güzel şehirlerinden biri olan Brugge, Belçika’nın başkentidir. Küçük bir şehir olmasına rağmen mutlaka gezilip görülmesi gerekir. İhtişamlı kanalları ve yeşilliği ile kendisine hayran bıraktırır. Michelangelo’nun ünlü Doni Madonna heykeli burada bir klisenin içerisinde bulunmaktadır.

Şehrin güzelliği bir yana, güzel beyaz şarap ve midye yapılmaktadır. Diamond Museum’un çevresinde bulunan fast food’larda güzel yiyecekler bulunabilir.

En şirin kent ünvanına sahip olabilcek olan bu şehirde Orta Çağ masallarından fırlamış bir mimari sergilenmektedir. Şehrin eşsiz mimarisi ve atmosferi önünde hayran hayran gezebilir, sokak aralarından gelen çikolata ve waffle kokularına kendinizi teslim edebilirsiniz. Ölmeden önce mutlaka görmenizi önerdiğimiz bu şehirde, Belfort Çan Kulesini mutlaka ziyaret etmenizi öneririz. Bu kule bu şehrin en yüksek yapıtlarından olduğu gibi Brugge’nin tüm şirin manzarasını seyir terasından siz ziyaretçilerine sunmaktadır.

Brugge’nin diğer Avrupa kentlerinden farklı olmasının sebebi ise daha az turisti barındırmasıdır. Daha sessiz sakin bir şehirdir. Birkaç günlüğüne kafanızı dinlemek için güzel bir rota olan bu şehir de hükümet binasını, saat kulesini ve Brug Meydanı’nı mutlaka gezmenizi önerir, iyi tatiller dileriz.

 

9-) Brüksel

 

dsc_0577

 

 

Çok güzel içkilere, çikolatalara, meydanlara, tarihi binalara sahip Avrupa’dai birçok başkente göre daha güvenli olan bir şehirdir. Avrupa’nın kalbi olarak tanımlayacağımız Brüksel’de Grande Place görülmesi gereken bir yapıttır. Sakinliği ve düzenliliği ile bilinsede sanılanın aksine eğlenceli bir kenttir. Tarihe yer edinmiş birçok insana; Victor Hugo’dan, Karl Marx’a kadar ev sahipliği yapmıştır.

Brüksel’de sıcak şarap ve böğürtlenli bira içmenizi ve waffle yemenizi öneririz. Brüksel keşfedildikçe güzelleşen bir şehirdir. Brüksel’de Grand Place Meydanı’nda yer alan Belediye Sarayı’nı, Manneken Pis İşeyen Çocuk Heykeli’ni, Kraliyet ailesinin resmi sarayını, Parc du Cinquantenaire’i mutlaka gezmeni öneririz.

Havası genellikle hep kapalı olan bu şehirde, genellikle mağazalar saat 10 gibi açılmaktadır Akşam saat 6’ya doğru ise her yer kapanmış olmaktadır. Şehrin en eğlenceli en kalabalık yeri La Bourse adındaki meydandır.

Araba sesinden uzak, trafikden uzak, her yerin yemyeşil olduğu bu şehir huzurun şehridir. Bu şehirde asla kaybolmaktan korkmayın! Dönüp dolaşıp mutlaka Grote Markt’a çıkacaksınızdır.

www.govego.com

 

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>